
23 Haziran, 2026
16 Mayıs 2026 tarihinde, ilk nesil üniversite öğrencisi ve STEM alanında eğitim gören bir kadın olarak, University at Buffalo'dan Bilgisayar Bilimleri (Lisans) diploması ile Felsefe, Siyaset ve Ekonomi (PPE) yan dalımı Magna Cum Laude onur derecesiyle tamamlayarak mezun oldum. Ayrıca, Bilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği Bölümü tarafından verilen Faculty Choice Award ödülüne layık görüldüm. Bu ödül, "bölümde en önemli varlıklardan biri olmuş ve ayrılığı yalnızca ödülün verilmesinde takdir yetkisine sahip öğretim üyeleri tarafından değil, bölümün tamamı tarafından derinden hissedilecek olan bir veya daha fazla mezun son sınıf öğrencisine verilen" bir onurdur.
Geçtiğimiz dört yıl bana hem sınıf içinde hem de sınıf dışında çok şey öğretti ve kişisel olarak gelişmeme büyük katkı sağladı. Eğitim almak için UB'ye gelmeden önce Buffalo hakkında kanatları (Buffalo wings) ve rüzgârı dışında pek bir şey bilmiyordum; hatta Buffalo Bills takımını bile tanımıyordum. Açıkçası, bu yeni yolculuğa adım atarken oldukça heyecanlı ve aynı zamanda gergindim; burada gerçekten kendime ait bir topluluk bulup bulamayacağımdan emin değildim. Ancak başlangıçtaki bu belirsizliğin aksine, zamanla kendime ait güçlü bir topluluk kurmayı başardım.
Benim adım olan Yazgı, Türkçede "fate" anlamına gelir. Ne yazık ki, çoğu zaman "destiny" olarak çevrilir; oysa bu iki kavram arasında önemli bir anlam farkı vardır. "Destiny", önceden belirlenmiş olaylar dizisi içinde bireyin iradesine ve seçimlerine yer verirken, "fate" daha çok kontrol edemediğimiz, kaçınılmaz etkenleri ifade eder. Başarı elbette çok çalışmayı gerektirir; ancak başarının bir kısmı da şans ve kontrolümüz dışında gelişen koşullarla ilgilidir. Bu önemli dönüm noktasının arkasında büyük bir emek olsa da, UB'de tanıştığım insanlar ve yaşadığım karşılaşmalar konusunda kendimi son derece şanslı hissediyorum. Bu nedenle, bu yazı büyük ölçüde burada geçirdiğim süre boyunca bana destek olan insanlara, topluluğuma ve yaşadığım deneyimlere adanmış bir teşekkür niteliğindedir.
University at Buffalo'da
Geçirdiğim
Zaman
Üzerine

Üniversite eğitimime başladığımda, zaman zaman gerçekten bu alana "ait olup olmadığımı" ya da bir bilgisayar bilimcisinin kalıplaşmış profiline uyup uymadığımı sorguluyordum. İlk kez kendi yazılım projelerimi geliştirirken gözüm korkuyor, daha önce hiç karşılaşmadığım zorluklarla mücadele ediyordum. Özellikle bu şüphe dolu dönemlerde bölümüm bana yol gösterdi ve kendimi her zaman desteklenmiş ve kucaklanmış hissettim. Sayısız danışma saatine katıldıktan, birçok gece geç saatlere kadar çalıştıktan ve hocalarımın rehberliğinden yararlandıktan sonra bilgisayar bilimi derslerimin çoğunda başarılı oldum ve üniversitedeki ikinci yılımın başında Lisans Öğretim Asistanı (Undergraduate Teaching Assistant) olarak görev almaya başladım.
Lisans öğretim asistanı olmak bana pek çok açıdan gelişme fırsatı sundu. Onlarca öğrenci ve arkadaşım ile birlikte çalışmak ekip çalışması becerilerimi daha da geliştirmemi sağladı. Hocalarımdan aldığım mentorluk (özellikle Atri Rudra, Ethan Blanton, Carl Alphonce, Paul Dickson ve Jesse Hartloff'a içten teşekkür ederim) ise hem mesleki hem de kişisel gelişimimde büyük rol oynadı. Öğrencilerin kavramsal eksikliklerini, her birinin seviyesine uygun, açık ve anlaşılır açıklamalarla gidermeyi öğrendim. Öğretim asistanı olarak çalışırken aynı zamanda hayatıma giren birçok harika insanla tanıştım; zamanla onlar en yakın arkadaşlarıma dönüştüler. Mezun olduğumda, Bilgisayar Bilimlerine Giriş I ve II (Intro to Computer Science I ve II), Sistem Programlama (Systems Programming) ve Dağıtık Sistemler (Distributed Systems) dâhil olmak üzere çeşitli bilgisayar bilimi derslerinde lisans öğretim asistanı olarak görev yapmış bulunuyordum.
Son bir buçuk yıl boyunca Prof. Dr. Atri Rudra'nın araştırma grubunda araştırma asistanı olarak çalışma fırsatı buldum. Kendisi bana yalnızca akademik anlamda değil, araştırmaya ve sektöre bakış açımı şekillendirme konusunda da büyük katkılar sağladı ve kariyer yolumu çizmeme yardımcı oldu. Yaklaşık iki yıl önce, araştırma ve akademiyle ilgilenmek istediğimi ifade etmek için kapısını çaldığımda beni büyük bir içtenlikle karşıladı ve o günden bu yana bilgisini, deneyimini ve rehberliğini cömertçe benimle paylaştı.
Bu son dönemimde, aldığım CSE 404: Project Management dersi kapsamında, CSE 370: Human-Computer Interaction dersini alan iki proje ekibinin proje yöneticiliğini üstlendim. Daha önce de çeşitli liderlik görevlerinde bulunmuş olmama rağmen, bu dersin bana böylesine büyük bir öğrenme süreci yaşatacağını beklemiyordum. Geliştirmem gereken pek çok yönüm olduğunu fark ettim ve bu dersi almış olmaktan son derece mutluyum. Bu ders ve hocam Alan Hunt'ın rehberliği sayesinde teknik projeleri yönetme, ilerlemeyi takip etme ve yazılım geliştirici ekiplerini koordine etme konularındaki liderlik becerilerimi önemli ölçüde geliştirdim. Bunun yanında, bu süreçte çok değerli dostluklar da edindim.
Alan Hunt aynı zamanda, UB'nin öğrenciler tarafından düzenlenen hackathon organizasyonu UBHacking'de Direktör olarak görev yaptığım dönemde de bana mentorluk yaptı. Bu süreçte Davis Hall'da düzenlenen etkinlikte 500'den fazla katılımcıyı bir hafta sonu boyunca bir araya getirdik. Organizasyon kapsamında teknolojinin toplumsal fayda için kullanımını ön plana çıkardık; öğretim üyeleriyle birlikte atölye çalışmaları ve jüri süreçlerini koordine ettik; %80'i ilk kez görev alan organizasyon ekibini eğitip yönettik ve sponsorluk ile bütçe çalışmalarını yürüttük.
UB'deki eğitimim boyunca ayrıca Hadley Village'da Community Assistant, 2024 yazında Orientation Leader ve ilk dönemimden itibaren Office of International Education bünyesinde öğrenci asistanı olarak görev yaptım. Tüm bu deneyimler sayesinde sınıflarda, iş ortamlarında ve kampüs yaşamının farklı alanlarında ömür boyu süreceğine inandığım dostluklar kurdum.
Bu dönem Buffalo Sabres'ın başarılı bir sezon geçirmesi sayesinde arkadaşlarımla sık sık Canalside'daki maç izleme etkinliklerine gitmeye başladık. Sonuç olarak, geçen dört yılın sonunda artık kendimi resmen hem futbol hem de buz hokeyi tutkunu olarak görüyorum. Ayrıca bu dönem daha düzenli koşmaya başladım ve bunun hayatımın bundan sonraki dönemlerinde de devam etmesini umut ediyorum.
UB'de geçirdiğim zaman için tarifsiz bir minnettarlık duyuyorum. Konfor alanımdan çıkmak ya da cesur bir adım atmak istediğim hiçbir an olmadı ki, çevremdeki insanlar beni buna teşvik etmesin. Yolculuğumun her aşamasında, hem UB'nin içinde hem de dışında yer alan topluluklar tarafından desteklendiğimi, değer gördüğümü ve sevildiğimi hissettim. Gerçekten de bir insanın gelişebilmesi için bir topluluğun desteğine ihtiyacı var.
Bu yolculuk boyunca bana her anlamda destek olan Yıldızlar Eğitim Fonu ailesine; Amerikalı ev sahibi annem Ann Ford'a ve ev sahibi aileme; her zaman yanımda olan Şeniz Abla ve Halit Abi'ye; bana dünyayı keşfetme cesareti, merakı ve değerlerini kazandıran anne ve babama ve ev sahibi anneme; bugün olduğum kişi olmamda büyük pay sahibi olan eğitimi ve yaşam deneyimlerini bana sunan Darüşşafaka ailesine; ayrıca beni Yıldızlar Eğitim Fonu ailesiyle tanıştıran öğretmenim Nilüfer Kavaklı'ya en içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Hayatımın yeni bir dönemine adım atarken bunun bir son değil, yeni bir başlangıç olduğunu biliyorum. Bana gösterilen iyiliği başkalarına aktarmayı, bana sunulan desteği başkalarına da sunmayı ve beni bugün olduğum kişi hâline getiren toplulukların bıraktığı olumlu etkiyi ve mirası geleceğe taşımayı sabırsızlıkla bekliyorum.